Çay Fizibilite Çalışma ve Araştırmaları

Tea Feasibilty Studies and Researches



A FEASIBILITY STUDY ABOUT THE PROJECT FOR EXCHANGING THE LOW  PRODUCTIVE OLD TEA BUSHES WITH 
HIGH PRODUCTIVE SELECTED TEA CLONES

VERİMDEN DÜŞMÜŞ YAŞLI ÇAYLIKLARIN SELEKSİYONLA ELDE EDİLMİŞ
ÜSTÜN VERİMLİ KLONLARLA YENİLENMESİ PROJESİ İLE İLGİLİ  FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI


* Dr. Turgay TURNA               ** Dr. Muammer SARIMEHMET                *** Dr. Hülya MAHMUTOĞLU


    SUMMARY

    In our country 6 % of tea plantation areas that began to establish since 1938 and spead out 767,000 decars and all of  them established with tea seeds have been completed their economical lives.For the improvement and rehabilitation of tea culture that is the main source of  living in East Black Tea Region, it is necessary to renew the tea plantation which have been established with seeds and completed their economical lives.According to the renewation program, high productive selected tea clones must be replaced with low productive old tea bushes, respectively

    Tea seedlings which are propagated from selected tea cuttings have the same properties with its full grown tea bushes.Tea gardens which are established with the same selected tea clones that have high quality, high productivity, high resistance against pest and diseases, high adaptation ability to the environmental conditions have the same identical properties.For that reason,the method of clonal propagation is used all of the tea producing countries.

    The success of clonal propagation depends on the determination of  the full grown tea bushes which has high quality, high productivity, high resistance against pests and diseases in different ecological conditions by means of a successful clonal propagation methods.

    In this study, it is proposed that the renewation program have to begin in the region from Araklı (Karadere) to Georgia Border that its altitude above the sea level between 0 – 500 m’s and has been established between 1938 -1940 years and now all of them are between 55 -60 years old tea gardens.Clonal propagation  gardens that will be established in the first 6 years of  this study, not only will have demostrative properties, but also will provide a source for clonal propagation.

    ÖZET

    Ülkemizde, 1938 yılında tesisine başlanan ve artan oranlarda genişleyerek 767 bin dekara erişen ve tamamı tohumla tesis edilmiş olan, çay tarım alanlarımızın % 6’sı ekonomik ömrünü doldurmuş bulunmaktadır. Doğu Karadeniz bölgesinin ana geçim kaynağı olan çay tarımının ıslahı ve rahabilitasyonu için; tohumla tesis edilmiş, ekonomik ömrünü tamamlamış veya tamamlamak üzere olan çay bahçelerinin sökülerek yenilenmesi zorunludur. Yaşlanarak verimden düşen çaylıkların uygun bir yenileme programı uyarınca sökülerek yenilenmeleri gerekmektedir.

    Büyük emek ve çabayı gerektiren yenileme çalışmalarında verim  ve kalitesi belirsiz tohumlarun değil, üstün verim ve kaliteye sahip olduğu belirlenen anaç çay ocaklarından alınan klon fidanların kullanılması elzemdir.

    Çelikle üretilen çay fidanları anaç bitkinin tüm özelliklerini adeta kopyalanmış gibi taşır. Seleksiyon ile belirlenen üstün nitelikli bol ürün veren, hastalık ve zararlılara dayanıklı, çevre koşullarına iyi uyum sağlamış anaç çay ocaklarından alınan çeliklerle kurulan çay bahçeleri özdeş özelliklere sahip olacaktır. Bu nedenle çelikle üretim yöntemi dünyadaki çay üretici ülkelerde yaygın şekilde kullanılmaktadır.

    Çelikle üretimin başarısı, geniş kapsamlı ve sağlıklı bir klonseleksiyon programı ile farklı ekolojik koşulların her birinde, yöreye uyum sağlamış, üstün verim ve kaliteye sahip, hastalık ve zararlılara dayanıklı anaç ocakların tespitine bağlıdır.

    Bu projede yenileme çalışmasına, birinci derecede ekonomik çay alanı kabul edilen, doğuda Gürcistan sınırından batıda Araklı’ya ( Karadere ) kadar uzanan yörede, 0,500 m rakımlar arasındaki bölge içinde, 1938-1940 yıllarında kurulmuş olup bugün 55-60 yaşında olan bahçelerden başlanması önerilmektedir. Projenin ilk 6 yılında kurulması planlanan klon bahçelerin demostratif özellikte olması yanı sıra, yeni çay bahçelerinin  tesisinde, çelik üretimi için kaynak olacaktır.

* Çay İşletmeleri Genel Müdür Yardımcısı
 ** Çay Araştırma Enstitüsü Müdürü
*** Çay Tarım Dairesinde Şube Müdürü,  Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü  2004/RİZE

PLANNING AND NECESSITY OF ORGANIC CULTIVATION

ORGANİK TARIMIN TASARIMI VE GEREKLİLİĞİ 

* Ekrem YÜCE              ** Dr. Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY

    In this century,it is known that not only quantity but also quality are very important parameters in industry,agriculture and other production sectors.In the last 50 years, a lot of studies have been done about quality and quantity parameters of agricultural products.For feeding the increasing human population, some solutions have been explored like enlargement of agricultural plantations and agumentation of  the output of unitt area.For increasing the quality and the quantity of agricultural products,some subjects like pestisid applications, using chemical fertilizers and hormones, and the studies about gene engineering have been done time to time.    

    Subjects, declared above, all of them hold good not only general agriculture but also tea culture.In the last years, consumers have refused all of  them and disregarded the quantity of the products and they have prefered the products which are produced in natural conditions. It is deliberated that the consumers prefer to buy and consume products which are produced in full natural conditions with high prices.Here is a feasibility study about organic tea propagation.


    ÖZET

    Çağımızda insanlar sanayi, tarım ve diğer üretim sektörlerinde kantite yanında kaliteye de çok önem verdiği bilinmektedir. Tarım üretiminde son 50 yılda ürün kantite ve kalitesi üzerine yoğun çalışmalar yapılmıştır. Artan nüfusu besleyebilmek için insanlar çareler aramışlar, tarım alanlarını genişletmişler, birim sahadan verimi artırmak içinde bir çok kültürel önlemler almışlardır. Tarımda verim ve kaliteyi artırmak için zirai mücadele, çiftlik gübrelerinin yanında kimyasal gübrelerin tarımda kullanılması, hormon kullanımı ve gen mühendisliği gibi konular  zaman zaman gündeme gelmiştir.

    Yukarıda dehlere edilen konular, genel tarımın içinde yer alan çay tarımı içinde geçerlidir. Son yıllarda insanlar bunların hepsini dışlayan kantiteden fedakarlık yaparak natürel( tabii) koşullarda üretilen ürünleri tercihle tüketmektedir. Çay tarımında tamamen çiftlik gübreleri ile beslenmiş organık yapıdaki çayların tüketiciler tarafından yüksek bedellerle satın alınıp kullanılacağı düşünülmüştür. İşte bu çalışma Organik çay yetiştiriciliği için hazırlanmış bir fizibilite çalışmasıdır.

* Çay İşletmeleri Genel Müdürü. 2004 / RİZE
** ÇAYKUR Çay Araştırma Enstitüsü Müdürü.  2004 / RİZE
Karadeniz Bölgesinin Organik Fındık ve Çay Tarımı Potansiyeli. Panel  O.M.U Ziraat Fakültesi .  2004 / SAMSUN


THE PROBLEMS ABOUT THE PRODUCTIVITY OF TEA PROCESSING INDUSTRIES

 ÇAY ÜRETİM ENDÜSTRİSİNİN VERİMLİLİK SORUNLARI


* Dr. Muammer SARIMEHMET


    SUMMARY

    This study has been put across with the numerical values about the productivity which belonged to the five private sector tea factories and five Çaykur tea factories.

    Production expenses of bulk black tea have been divided into six main groups like the cost of raw material (fresh tea leaves), personnel expenditures (employees and officers), energy expenditures, materials and transportation expenditures, amortization expenditures and others.

    At the last ten years’ period, the unit price of raw material has been changed between 72.50 %  and 40.86 % proportionally, and average ratio was 56.52 % for Çaykur tea factories. Likewise it has been changed between 67.96 % and 57.25 % and average ratio was 60.60 %. The other quotation elements not only in Çaykur tea factories but also in private sector factories have been shown changeability.

    ÖZET

    Bu çalışma Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunan Çay kur’a ait beş yaş çay fabrikası ile aynı bölgede olan beş özel sektör  fabrikalarından temin edilen verimlilikle ilgili rakamsal değerler ile yürütülmüştür.

    Yarı mamul siyah çayın üretiminde, üretim unsurları, hammadde giderleri (yaş yaprak), personel giderleri (memur ve işçilik), Enerji giderleri, nakliye ve malzeme giderleri, araştırman giderleri ve diğer giderler olmak üzere altı başlık altında incelenmiştir.

    On yıllık ortalama değerlere bahil dışında yaş yaprak bedeli max % 72,50  min % 40,86 ortalama ise % 56,52 olmuştur. Aynı olgu özel sektör için ise max % 67,56  min %57,25 ortalama ise % 60,60 değerindedir. Diğer maliyeti oluşturan unsurlar hem özel  sektörde ve hemde  çaykur fabrikalarinda değişiklikler arz etmektedir.

* Çay Araştırma Enstitüsü Toprak KısımMüdürü.  1988 / RİZE
   Doğu Karadeniz Bölgesinde Tarımsal Üretimin Verimlilik Sorunları Sempozyumu - Bildiriler 28-30 Eylül

SOME POINT OF VIEWS AND PROPOSALS ABOUT FERTILIZA OF TEA

ÇAYIN GÜBRELENMESİ İLE İLGİLİ BAZI GÖRÜŞ VE ÖNERİLER

* Dr. Muammer SARIMEHMET              ** Hülya MAHMUTOĞLU


    SUMMARY

    In our country,tea plant is only propagated in a limited area of Black Tea Region which is a limited microclimate region.Quality of the produced dry tea depends on the quality of raw material, directly. 

    Fertilization has a great importance in the technical supports for the healthy growth of  raw materials which  consist of  fresh tea shoots in tea culture.

    For propagating qualified and large amount of crops and providing  for requirement of  tea plants from nitrogen fertilizers, it is necessary to exist P and K in the soil.

    In a study about the contents of nutrient elements of  tea soils, it was shown that the content of  P and especially in the old tea plantations, the content of K are low.

    The most suitable chemical fertilizer combination for satisfying the necessity of nutrient elements in our tea soils, was determined as a combination of  5:1: 2 ( N: P: K) compose fertilizer and it was suggested to apply the fertilizer as  80 -100 kgs / decar.

    ÖZET

    Ülkemizde çay bitkisi yalnızca Doğu Karadeniz bölgesinde mikroklima özellik taşıyan kısıtlı bir alanda yetiştirilebilmektedir. Üretilen kuru çayın kalitesi hammaddenin kalitesine bağlıdır. Çay tarımında hammaddeyi oluşturan taze çay sürgünlerinin sağlıklı gelişebilmesi için uygulanması gereken teknik önlemler içerisinde gübreleme büyük önem taşır.

    Nitelikli ve bol sürgün alınabilmesi ve uygulanan azotlu gübreden çay bitkisinin  yeterince yararlanabilmesi için toprakta fosfor ve potasyumda yeterli miktarda olması gerekir.

    Çay topraklarınını bitki besin element içerikleri üzerine yapılan bir çalışmada, çay topraklarında fosfor noksanlığı ve özellikle de yaşlı çaylıkların hakim olduğu yerlerde potasyum noksanlığı saptanmıştır.

    Çay topraklarının bitki besin elementleri açığı öncelikle çiftlik gübresi, yeşil gübreler, yabancı otlar ve budama artıkları gibi doğal gübrelerle karşılanmalıdır. Doğal gübrelerle karşılanamayan bitki besin açığı kimyasal gübrelerle giderilmelidir.

    Yapılan çalışmalarda, çay topraklarımızın besin elementi açığın karşılamada kullanılacak en uygun kimyasal gübre kombinasyonun 5:1:2 (N.P.K) bileşimindeki kompoze gübre olduğu saptanmış ve çay bahçelerine dekara 80-100 kg hesabıyla uygulanması önerilmiştir.

   * Çay Enstitüsü Müdürlüğü. Toprak Kısım Müdürü . Ziraat Yüksek Mühendisi 1991- RİZE
**  Çay Enstitüsü Müdürlüğü . Teknoloji Kısım Müdürlüğü Ziraat Yüksek Mühendisi  1991- RİZE


THE RESEARCH ABOUT AVAILABLE PHOSPHORUS VALUES IN THE TEA SOILS OF EASTERN BLACK SEA REGION

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ ÇAY TARIM TOPRAKLARININ  FOSFOR MİKTARLARI İLE İLGİLİ BİR ARAŞTIRMA

*N. Mucella MÜFTÜOĞLU                     ** Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY

    In this study it is aimed to investigate  the available phosphorus values in the tea soils of eastern black sea region in Turkey. To do these phosphorus analyses were made on the 1815 chosen soil samples and the  following results were taken.

    According to soil analyses results 80.55 %  for available phosphorus are in deficient.

    ÖZET

    Yapılan araştırmada üzerinde çay tarımı yapılmakta olan Doğu Karadeniz Bölgesi topraklarındaki bitkiye yarayışlı formdaki fosfor miktarlarının tespitine çalışılmıştır.

    Bu amaçla uygun olarak bölgeden alınan 1815 toprak örneği üzerinde yapılan analiz sonuçlarına göre Türkiye’deki çay tarım topraklarının % 80,55 ‘inde yarayışlı fosforun çok az ve az olduğu bulgusuna varılmıştır. 

   *Çay-kur  Pazarlama Bölge Müdürlüğü.İZMİR
** Çay Enstitüsü Başkanlığı.RİZE
    Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi Cilt 30 Sayı.3. S.65-72, 1993 Bornova/ İZMİR


A RESEARCH ON THE ORGANIC MATTER OF THE  TEA SOILS OF THE  EASTERN BLACK SEA REGION

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ ÇAY TARIM TOPRAKLARININ ORGANİK MADDE DURUMU

* Muammer SARIMEHMET                             ** N.Mücella MÜFTÜOĞLU


    SUMMARY

    The purpose of the experiment was to determine the organic matter percentage of the tea soils. For this purpose 1677 sample was chosen and analyzed.The following results were obtained.

    In soil samples organic matter percentage was determined as 4.29 ,9.96 , 16.76 , 47.05 % for the very little , little, medium excessive and very excessive levels respectively.

    ÖZET

    Bu çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesi çay tarım topraklarının % organik madde değerlerinin saptanması amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak alınan 1677 toprak örneği sonuçları aşağıda belirlenmiştir.

    Bu bölge topraklarının % 47,05 ‘i fazla ve % 21,94 ‘ü çok fazla % organik madde içeren grupta yer almaktadır.

*Çay Enstitüsü Başkanlığı,RİZE
**Çay- Kur Pazarlama Bölge Müdürlüğü,İZMİR
   Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi Cilt,30 sayı.3 s. 49-56,1993    Bornova /İZMİR


A  RESEARCH ON THE SOIL ACIDITY OF THE TEA SOILS OF THE EASTERN BLACK SEA REGION

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE  ÇAY TARIMI YAPILAN TOPRAKLARIN ASİTLİK DURUMU

* N. Mücella MÜFTÜOĞLU                  ** Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY

    The purpose of the experiment was to determine the acidity of the tea soils. For this purpose 1815 sample was chosen and analyzed for acidity.The following results were obtained. The lowest pH is obtained in Rize.When  all the eastern black sea region was taken into consideration, 62.20 % of the soil was not optimum for the tea plantation.

    ÖZET

    Bu çalışmada Türkiye genelinden bir çok özellikleri ile ayrıcalık gösteren çay tarım topraklarının toprak asitliğinin ortaya konması amaçlanmıştır.Bu amaca uygun olarak seçilen 1815 toprak örneğinde toprak asitliği analizleri yapılmış ve şu sonuçlar elde edilmiştir.en düşük pH değerlerine çay tarım topraklarının en büyük yüzdesine sahip Rize ili sınırları içinde rastlanmıştır. Bölge genelie bakıldığında tüm çay tarım topraklarının % 62,20’si çay için ideal kabul edilen pH değerlerinin altında yer aldığı görülmüştür.


A STUDY ABOUT THE DETERMINATION OF QUALITY PARAMETERS OF VARIOUS KINDS OF ÇAYKUR GREEN TEAS WHICH BELONG TO THE 1ST SHOOTING PERIOD OF 2004 AND THE COMPARISON OF DIFFERENT KINDS OF GREEN TEA THAT ARE  PRODUCED IN FOREIGN COUNTRIES

2004 YILI 1. SÜRGÜN DÖNEMİNE AİT ÇAYKUR YEŞİL ÇAY NEVİLERİNİN
KALİTE PARAMETRELERİNİN BELİRLENMESİ VE YABANCI ÜLKELERDE ÜRETİLEN YEŞİL ÇAYLARLA MUKAYESESİ İLE İLGİLİ BİR ÇALIŞMA

*Şaziye (ÇEPER) ILGAZ     **Dr. Muammer SARIMEHMET      ***Zuhal KALCIOĞLU
 

        SUMMARY

    Tea is classified into three main groups according to its manufacturing process; non-oxidized teas(green and white teas),semi-oxidized teas(oolong teas) and full-oxidized teas (black teas).

    Of the total tea manufactured worldwide,78 percent is black ,20 percent is green, and 2 percent is oolong tea.

    Green tea, originated from China has been used as a beverage and medicine in China since 2700 BC.The Japanese custom of drinking green tea came from China about 800 AD.

    Green tea is manufactured from the fresh shoots of Camellia sinensis.Green tea manufacturing depends on the inactivation of tea leaf enzymes which are called oxidation enzymes by steaming or pan-firing of fresh leaves.Polyphenol oxidase is the most important enzyme in green tea production.As the oxidation is prevented by the inactivation of polyhenols are not oxidised and the leaves remain green.

    The chemical composition of green tea varies with climate, season,horticultural practices, and the age of the leaf (position of the leaf on the harvested shoot).The major components of green tea are polyphenols especially EGCG.The other components of green tea are caffeine, theanine (a kind of amino acid),vitamins, organic acids, polysaccharides, protein lignin ,fluoride, minerals,etc.

    In recent years ,with the advance of modern chemistry,components of green tea have been analyzed and the health effects of green tea have progressed to the point where there is now scientific confirmation for the saying that ‘Green teas is a miraculous drink for the maintenance of health’.This expression belongs to the monk Eisai from Japanese.

    One of the most exciting health developments of nineteenth century has been the discovery of anti-carcinogenic properties of green tea.In the last scientific researches have confirmed that green tea polyphenols have powerful anti-carcinogenic, cardioprotective, neuroprotective and antimicrobial activities.

    With the increasing interest in green tea for health benefist, the developed countries in the world are all increasing their consumption of green tea.

    Green tea is mainly used as a beverage as dried tea ,but it is also used in the manufacture of canned tea drinks, ice-creams,biscuits, cakes,catechins (supplies antioxidants for pharmaceutical products), cosmetis products (skin-care, shampoos, deodorants), filters, soaps ,toothpaste, etc.

    In the 3rd shooting period of 2003 , Çaykur green tea has been begun to produce in ‘Green The Experimental Production Centre’ of Çaykur Organization.At the beginning of this year, the production centre have been reorganized and developed for producing more green tea than before.And now its capacity is 10 tones fresh tea leaves per day.The inactivation of tea leaf enzymes which are called  oxidation enzymes is achieved by steaming in this production centre.Steamed tea leaves are rolled and dried gradually for improving the aroma and protecting the components of green tea as much as possible.

    The aim of this study is formed and developed the custom of drinking green tea especially Çaykur Green Tea in Turkey.For this reason,the quality characteristics of  Çaykur Green Tea have been tried to determine in Atatürk Tea Research Institute.

    For the research work fresh tea shoots of 1 st shooting period, crude and clssified Çaykur Green Teas, and six different markets in Turkey have been used as materials.

    A series of physical, chemical and organoleptic analysis have been done in Tea Research Institute labratories and the results of these analysis have been appreciated by means of statistical analysis method.

    Dried tea yield, different physical characteristics, moisture, water extract, total ash, water-soluble ash, acid-insoluble ash, alkalinity of water soluble ash, cellulose, polyphenol, caffeine, Cu, Fe, Zn,  Mn, Mg contents and organoleptic analysis of Çaykur Green Teas and six different kinds of green tea which are produced in foreign countries have been determined.

    As a conclusion; we can say that the results of the analysis of Çaykur Green tea which belongs to the 1st shooting period of 2004 were found to be corresponded to the results of the popular green teas in the world which were studied in Japan, China, India, England, USA, etc.And it was determined that the quality characteristics of Çaykur Green Teas are better than the other green teas are produced in foreign countries and sold in Turkey.

    Both of these analysis have been shown that Çaykur Green Tea is the best quality green tea in Turkey. We hope that it will be the best green tea in the world .

    ÖZET

    Çay, üretimi şekline göre okside olmamış çaylar (yeşil ve beyaz çay). yarı okside çaylar (ooglong çay ) ve tam okside çaylar (siyah çay)olmak üzere üç ana gruba ayrılır.

    Dünya da toplam çay üretiminin %78 ‘i siyah, %20 ‘si yeşil ve %2 ‘si oolong çaydır.

   Çin orjinli olan yeşil çay , M:Ö 2700 yılından beri Çin’de içecek ve ilaç olarak kullanılmaktadır. Japonların yeşil çay içme alışkanlığı, M.S. 800’lü yıllarda Çin’den gelmişti.

    Yeşil çay, Camellia sinensis ‘in taze sürgünlerindeb üretilir.Yeşil çay üretimi taze çay yapraklarının buhar veya kuru sıcak hava verilecek şoklamasıyla oksidasyon enzimleri diye adlandırılan enzimlerin inaktive edilmesi esasına dayanır. Polifenol oksidaz yeşil çay üretiminde en önemli enzimdir. Polifenol oksidazın inaktive edilmesi ile oksidasyonun engellenmesinden dolayı polifenoller oksitlenmez ve yapraklar yeşil kalır.

    Yeşil çayın kimyasal bileşimi, iklim, mevsim, tarımsal uygulamalar ve yaprağın yaşı (hasat edilen sürgünde yaprağın pozisyonu) ile ilgili olarak değişir.Yeşil çayın en önemli bileşenleri polifenoller özellikle EGCG’dir.Yeşil çayın diğer bileşenleri, kafein, theanin (bir çeşit amino asit), vitaminler,organik asitler, polisakkaritler, protein,  lignin, florid, mineraller, vs.dir.

    Son yıllardan, modern kimyanın ilerlemesiyle, yeşil çay bileşenleri analiz edilmiş ve yeşil çayın sağlığa etkileri, ‘Yeşil çay insan sağlığını koruyan mucizevi bir içecektir.’söyleminin şimdilerde bilimsel teyidi olan noktaya ulaşmıştır. Bu söylem Japon keşiş Eisai’ya aittir.

    On dokuzuncu yüzyılın en heyecen verici sağlık gelişmelerinden birisi . yeşil çayın anti-kanserojen, kalbi koruyucu , damarları koruyucu ve anti-mikrobiyal aktivitelere sahip olduğumu teyit etmiştir.

    Sağlığa yararlarından dolayı yeşil çaya ilginin artmasıyla dünyada gelişmiş ülkelerde yeşil çay tüketimi hızla artmaktadır.

    Yeşil çay esas olarak kuru çay formunda içecek olarak kullanılırken aynı zamanda şişede soğuk çay, dondurma, bisküvi, kek, kateşinler (eczacılıkla ilgili ürünler için anti-oksidan sağlar), kozmetik ürünler (cilt koruyucular, şampuanlar, deodorantlar), fitreler, sabunlar, diş macunları vs. ürünlerin üretiminde de kullanılır.

    Çaykur Yeşil Çayı 2003 yılı 3.Sürgün döneminde Çaykur’a ait Yeşil Çay Denemeleri Üretim Merkezi’nde üretilmeye başlanmıştır. Bu yılın başında, üretim merkezi, daha fazla üretim yapmak üzere yeniden düzenlenmiştir ve geliştirilmiştir. Ve şimdi kapasitesi yaş yaprak üzerinden 10 ton/gün’dür.Bu üretim merkezinde oksidasyon enzimleri diye bilinen enzimlerin inaktivasyonu buhar vererek gerçekleştirilmektedir. Buharla şoklanan yapraklar, aromayı geliştirmek ve yeşil çay bileşenlerini mümkün olduğu kadar koruyabilmek amacıyla tedrici olarak kıvrılı ve kurutulur.

    Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de yeşil çayın özellikle Çaykur yeşil Çayının içim alışkanlığını oluşturmak ve geliştirmektir. Bu nedenle Çaykur yeşil çayının kalite karakterleri, Atatürk Çay Araştırma Enstitüsü’nde belirlenmeye çalışılmıştır.

    Araştırmada materyal olarak 1.sürgün dönemine ait genç sürgünler, tasnifsiz ve tasnifli Çaykur Yeşil çayları ve Türkiye’de değişik marketlerde satılan yabancı ülkelerde üretilmiş 6 farklı yeşil çay çeşidi kullanılmıştır.

    Çay Araştırma Enstitüsü laboratuvarlarında bir seri fiziksel kimyasal ve duyusal analizleri yapılmıştır. Ve bu analizlerin sonuçları  istatistiki analiz metodu kullanılarak değerlendirilmiştir.

    Yabancı ülkelerde üretilen 6 farklı yeşil çay çeşidi ile Çaykur Yeşil çaylarının kuru çay randımanı, farklı fiziksel özellikleri rutubet su ekstraktı toplam kül suda çözünen kül asitte çözünmeyen kül suda çözünen külde alkalilik selüloz polifenol kafein, Cu, Fe, Zn, Mn, Mg içerikleri ve duyusal analiz değerleri belirlenmiştir.

    Sonuç olarak, 2004 yılı 1.sürgün dönemine ait Çaykur yeşil çaylarının analiz sonuçları. Japonya Çin Hindistan İngiltere U.S.A gibi ülkelerde incelenmiş olan dünyadaki tanınmış yeşil çayların analiz sonuçları ile benzer bulunmuştur.Ayrıca Çaykur yeşil çaylarının kalite karakterlerinin. yabancı ülkelerde üretilen ve Türkiye‘de satılan yeşil çaylarınkinden daha iyi olduğu belirlenmiştir.

    Tüm bu analizler Çaykur yeşil çayının Türkiye’deki en kaliteli yeşil çay olduğunu göstermiştir. Dünyadaki en iyi yeşil çay olmasını umuyoruz.

*    Atatürk Çay ve Bahçe  Bitkileri Araştırma Enstitüsünde Ziraat Yüksek Mühendisi, Rize 
**  Atatürk Çay ve Bahçe Bitkileri Enstitüsü Müdürü, Rize
*** Atatürk Çay ve Bahçe Bitkileri Araştırma Enstitüsünde Ziraat Mühendisi
      Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 2004/ RİZE


 THE EFFECTS OF NITROGEN FERTILIZER ON WASHING AWAY OF AVAILABLE  POTASSIUM IN SOIL FOR TEA FARMING

ÇAY TARIMINDA KULLANILAN AZOTLU GÜBRELERİN TOPRAKTAKİ ELVERİŞLİ POTASYUMUN YIKANMASI ÜZERİNE ETKİLERİ İLE İLGİLİ BİR ARAŞTIRMA
    *Cemil ALTIN               **Muammer  SARIMEHMET
   

    SUMMARY

    Chemical fertilizers, aside from being benifical to the soil in some ways, can create negative results as well.Nitrogen fertilizers ,in particular,can cause acidity  in the soil and make it easier for some basic cations to be washed away.With the idea that the ammonium sulphate fertilizers, which have been used in tea farming for some time,makes it easier for the potassium in the soil to be washed away, research was conducted upon soil samples taken from 6 different tea fields which would produce different levels of potassium.

    These samples were air dried in the Institute’s laboratory then measured out into 1.5 kg samples and later placed in special washing containers.Four treatments were administered to the soil samples and each treatment repeated 3 times.In the first treatment 30 kg of ammonium suphate was administered to the dekar; in the 2nd and 3 rd treatments the same amount of ammonium, including azote as well, and urea were added; and in the 4th treatment no fertilizers were added.

    After washing, the washed percentage value of  K found in the soil was less than the percentage value of K found in the drained soil.This situation results from the fact that the available potassium in the soil which has decreased after washing was reinforced by the non-available potassium found in the soil.

    After washing it was seen that from the free potassium as a whole, the % of potassium which was washed away the most was found after the application of ammonium sulphate (40.59 %), thereafter ammonium nitrate (32.5 %) and later urea ( 30.46 %). In the samples where the least % of potasium was washed away was seen in samples where fertilizers were not administered.

    ÖZET

    Kimyevi gübrelerin toprağa sağladığı faydalar yanında bir olumsuz etkileride vardır.Özellikle azotlu amonyumlu gübreler toprağı asitleştirmekte, potasyum ve diğer bazik katyonların topraktan yıkanmasını kolaylaştırmaktadırlar. Çay tarımında uzun zamandan beri kullanılan amonyum sülfat gübresinin topraktaki potasyumun yıkanmasını kolaylaştırdığını düşünerek İyidere Çay Fabrikasına ait 6 çay bahçesinden elverişli potasyum miktarları farkılılık gösteren toprak numuneleri üzerinde çalışılmıştır.

    Bu numuneler Enstitü Laboratuvarında hava kurusu hale getirilerek 1,5 kg. olacak şekilde yıkama kaplarına konulmuştur. Numunelere dört muamele uygulanmış, her muamele üç tekerrürlü yapılmıştır. Birinci muamelede dekara 30 kg. azot alacak şekilde amonyum sülfat; ikinci ve üçüncü muamelelerde aynı miktarda azotu ihtiva eden amonyum nitrat ve üre verilmiş, dördüncü muamelede hiç gübre kullanılmamıştır.

    Yıkamadan sonra toprakta tespit edilen yıkanmış % K değerleri,süzükten tespit edilen % K değerlerinden düşük bulunmuştur. Bu durum, toprakta yıkama sonunda noksanlaşan elverişli potasyumun yine topraktaki elverişsiz potasyum tarafından takviye edilmesinden ileri gelmektedir.

    Yıkanmalar sonunda topraktaki elverişli potasyumdan % yıkanabilen potasyum en yüksek amonyum sülfat (% 40,59) sonra amonyum nitrat (% 32,5 ) daha sonra üre (% 30,46) uygulanmış. nımunelerde görülmüştür.

    Sonuç olarak çayın gübrelenmesinde kullanılan amonyum formundaki azotlu gübrelerin topraktaki elverişli potasyumun ihmal edilmeyecek bir kısmının yıkanmasını kolaylaştırdığı tespit edilmiştir

  *  Assistant Director of General Directory of Tea Processing Plants, Rize
**  Head of Soil Department in Tea Research Institute ,Rize
   TUBITAK CAYKUR The General Directory of  Tea Processing Plants – 1987 / RİZE


COMPARISON OF DIFFERENT TEA MANUFACTURE METHODS IN TURKEY

TÜRKİYE ŞARTLARINDA FARKLI ÇAY İMALAT METODLARININ MUKAYESESİ

* Hamit VANLI              ** Mustafa BİLSEL              ***Muammer SARIMEHMET


    SUMMARY

    In Turkey manufacture of black tea leaves is being done using the classical rolling system since 1940.Rotorvane was used only in Çiftlik Tea Factory in 1979 and Muratlı and Taşçılar Factories in 1984. Besides rolling method, different production methods and various combinations of these were developed and used in tea producing countries.

    This study aims to define the most suitable production method for our country considering the quality and capacity, using the existing machinery and combination of the two production methods (rolling and rotorvane ) presently used. In the trials, tea leaves bought daily at five purchasing offices belonging to Cumhuriyet Tea Plant  were used.For each combination approximately 2500 kg of leaves were used.

    Trials were run for five production combinations and law of repeating averages , without interfering with the production norm.

    Production combinations used in the trial runs were

a) Plain+Pressed Rolling
b) Plain Rolling + Rotorvane
c) Rotorvane + Plain Rolling
d) Rotorvane + Rotorvane
e) Plain Rolling + Rotorvane + Rotorvane
Oxidation was started with the rolling and breaking of the leaves and was kept constant until drying. Wet  sieving was applied.

    ÖZET 

    Ülkemizde 1940 yılından günümüze kadar genelde siyah çay imalatı klasik kıvırma ve taşçılar çay fabrikasında rotorvane uygulanmıştır.

    Çay üreten Ülkelerde kıvırmanın  yanında diğer imalat metodları ve bunların çeşitli kombinasyonları geliştirilmiş, uygulamaya konulmuştur.

    Bu araştırmada halen uygulamakta olduğumuz iki farklı çay imalat sisteminin (Kıvırma ve Rotorvane) yanında mevcut makineleri kullanarak bunların farkılı kombinasyonları denemeye alınarak ;nkalite ve kapasite yönünden Ülkemiz şartlarında en uygun imalat metodunu saptamayı amaçlamaktadır. denemede materyal olarak Cumhuriyet Çay Fabrikasına Bağlı beş çay alım yerinde günlük satın alınan çay ürünü kullanılmıştır.Her kombinasyon için yaklaşık 250 kg. ürün denemeye alınmıştır.

    Ürün normuna müdahale yapılmadan deneme beş imalat kombinasyonlu ve üç tekerrürlü şansa bağlı olarak gerçekleştirimiştir.

Denemede uygulanan imalat kombinasyonları
a.Düz+ Presli Kıvırma
b. Düz Kıvırma+ Rotorvane
c.Rotorvane+Düz Kıvırma
d.Rotorvane+Rotorvane
e.Düz Kıvırma+ Rotorvane+Rotorvane


    Oksidasyon yaprağın kıvırması ve parçalanmasıyle başlattırılarak fırınlamaya kadar sabit tutulmuştur. Yaş kalburlama yapılmıştır.

   *  Director of Tea Research Intitute,Rize
 **  Head of Chem. Department in Tea Research Institute, Rize
*** Head of Soil Department in Tea Research Institute, Rize
     TUBITAK CAYKUR  The General Directory of Tea Processing Plants, 1987 / RİZE

A STUDY ON THE EFFECTIVENESS OF THE SPLIT APPLICATION OF NITROGEN FERTILIZER ON THE TEA PLANT

ÇAY BİTKİSİNE BÖLÜNEREK UYGULANAN AZOTLU GÜBRENİN ETKİNLİĞİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA
 
  *Burhan KACAR           ** Rıfat YALÇIN              *** Muammer SARIMEHMET        ****Hülya MAHMUTOĞLU        ***** Mücella MÜFTÜOĞLU                

 


   
SUMMARY


    Field trials have been carried out for three years in four different places to evaluate the effectiveness of the split application of nitrogen fertilizer on the tea plants. Three different rates of the nitrogen fertilizer applied in one time and every fifteen days after dividing 2,3 and 6 equals parts.

    The yield of tea leaves and N content of the plants increased linearly in parallel to the amounts of nitrogen fertilizer applied.The effectiveness of the split application of nitrogen fertilizer has been found significant in all experimental areas and in the period of trials. It is concluded that future trials should be carried out in the tea plantations established with vegetative propegation and the intervals of the split application of nitrogen fertilizer should be shortened as much as possible.

    ÖZET


    Çay bitkisine bölünerek uygulanan azotlu gübrenin etkinliğini saptamam amacıyla üç yıl süreyle dört değişik yörede tarla denemeleri yapılmıştır. Üç değişik dozdaki azotlu gübrenin tamamı bir defada, ikiye, üçe  ve altıya bölünerek 15 er gün ara ile uygulanmıştır.

    Azotlu gübre miktarı ile ilgili olarak çay bitkisinde ürün miktarı ve bitkisinin azot kapsamı doğrusal bir şekilde artmıştır.azotlu gübrenin bölünerek uygulanmasının etkisi deneme yörelerinde ve yıllarında farklı bulunmuştur. İlerde yapılacak denemelerde azotlu gübrenin bölünerek uygulama aralıklarının daha kısa tutulması ve denemelerin çelikten üretilmiş aynı çay bitkisinden oluşmuş bahçelerde yapılması önerilmiştir.

 

     * Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü. ANKARA
    ** Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü. ANKARA 
   *** Çay Enstitüsü Başkanlığı .RİZE
  **** Çay Enstitüsü Başkanlığı .RİZE
 ***** Çay Enstitüsü Başkanlığı .RİZE
        Doga.Tr.J.Of.Agrıculture and Forestry.1S (1991) 685-699. TUBİTAK

 

A RESEARCH ON THE TOTAL NITROGEN OF THE TEA SOILS OF THE EASTERN BLACK SEA REGION
 DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ ÇAY TARIM TOPRAKLARININ AZOT DURUMU

* Muammer SARIMEHMET                    ** N. Mücella MÜFTÜOĞLU

SUMMARY

    The purpose  of the experiment was to determine the total nitrogen of the tea soils. For this purpose 1677 sample  was chosen and analyzed.The following results were obtained.
    In soil samples total nitrogen was determined as 3.10 % very little , 2.68 % little , 20.81 % medium , 42.52% high and 30.89 % very high.
 

    ÖZET
   Bu çalışmada Doğu Karadeniz Bölgesi çay tarım topraklarının toplam N değerlerinin saptanması amaçlanmıştır.Bu amaca uygun olarak alınan 1677 toprak örneği sonuçları aşağıda belirtilmiştir.

    Bu bölge topraklarının  % 3.10 ‘u çok az, % 2.68 ‘i az , % 20.81’i orta . % 42.52 ‘si yüksek ve  % 30.89’u çok yüksek düzeyde toplam N içermektedir.

 *Çay -kur  Pazar köy Çay Fabrikası.RİZE
 **Çay-kur Pazarlama Bölge Müdürlüğü. İZMİR
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi,Cilt.30 Sayı.3 .1993.İZMİR

A STUDY OF CESIUM RADIONUCLEIDS IN SOIL, PLANTS AND MADE TEA SAMPLES THAT WERE EFFECTED BY CERNOBIL HAVE BEEN TAKEN
FROM THE
TEA PLANTATION AREAS IN TIREBOLU, ARAKLI,SÜRMENE, SALARHA AND KIRAZLIK REGIONS

  TİREBOLU, ARAKLI, SÜRMENE, SALARHA VE KİRAZLIK BÖLGELERİNDEKİ ÇAYLIK PLANTASYON SAHALARINDAN ALINMIŞ OLAN
ÇERNOBİLDEN ETKİLENMİŞ TOPRAK, BİTKİ VE ÇAY ÖRNEKLERİNDE SEZYUM RADYONÜKLİDLERİNİN İNCELENMESİ

*Dr. Muammer SARIMEHMET              **Selma YURDOĞLU

    SUMMARY

    In Turkey , a series of researches have been done since the Çernobil accident.This subject is very important not only in Turkey, but also in European countries.It was a very bad experience for the world.We believe that these kind of studies are very important for our safety.

    In soil samples taken from the plantation areas in Tirebolu , Araklı, Sürmene, salarha and Kirazlık total radioactivity levels of 134 Cs and 137 Cs were found to be 216, 106, 118, 283 and 415 Bq/kg respectively. At the same plantation areas, in the stems of the tea plants, radioactivity levels of  cesium were found to be 208, 139 , 268, 461 and 425 Bq/kg respectively.The least radioactivity levels were found in Araklı and the most radioactiviy levels were found in Salaha And Kirazlık plantation areas . There is an important correlation between soil and plant radio –activity levels of the same plants.The radioactivity levels of cesium have been counted to be 132, 248 , 143, 314 ve 369 Bq/kg , respectively, in the old leaves is less than the level  in the plant stems.The radioactivity of cesium was measured with the old tea leaves that were taken from the pruned tea bushes.These results showed that the radioactivity of cesium rates decreased a little but this is not important statistically.

    In this study , the tea leaves were taken from pruned and unpruned tea bushes.The radioactivity levels of cesium were compared between pruned and unpruned tea bushes during the first, second and third flush periods.

    ÖZET


    Türkiye’de Çernobil kazasından itibaren bir seri araştırma yapılmıştır. BU konu sadece türk,ye de değil Avrupa ülkelerinde de çok önemlidir.Bu dünya için çok kötü bir deneyimdir.Güvenliğimiz için bu çalışmaların çok önemli olduğuna inanmaktayız.

    Tirebolu, Araklı , Sürmene, Salarha ve Kirazlık plantasyon sahalarından alınan toprak örneklerinin 134 Cs ve 137 Cs nin toplam radyo-aktivite seviyesi sırasıyla şu şekilde bulunmuştur.216, 106, 118, 183 ve 415 Bq/kg. Aynı plantasyon arazilerinde çay bitkisi gövdesinde sezyum radyo-aktivite seviyesi sırasıyla 208, 139, 268, 461 ve 425 Bq/kg olarak bulunmuştur.En az radyo-aktivite Araklı en fazla radyo-aktivite Salarha ve Kirazlık plantasyon sahasında bulunmuştur.Toprak ve  bitki radyo-aktivite seviyeleri arasında önemli bir ilişki vardır.Aynı bitkilerin yaşlı yapraklarından sezyum radyo aktivite seviyesi sırasıyla 132, 248, 143, 316 ve 369 Bq/kg olarak sayılmıştır.Bu sonuçlar gösteriyor ki yaşlı yapraklarda sezyum radyo aktivitesi gövdedeki seviyeden daha azdır. Sezyum radyo aktivitesi budanmış yaşlı yapraklarda ölçülmüştür.Bu sonuçlar sezyum radyo aktivite oranlarının biraz azaldığını fakat istatistiki olarak fazla önemli olmadığını göstermiştir.Bu çalışmada çay yaprakları budanmış ve budanmamış çaylıklardan toplanmıştır.Sezyum radyo aktivite seviyeleri birinci, ikinci ve üçüncü sürgün dönemlerinde budanmış ve budanmamış çaylıklarda karşılaştırılmıştır.
  *Atatürk Çay ve Bahçe Bitkileri Araştırma Enstitüsü. RİZE
**Çekmece Araştırma ve Eğitim Merkezi.İSTANBUL
   ÇEV-KOR. Çevre ,Eğitim Merkezi Yayınları No.2 . 1998 İZMİR

 A STUDY ABOUT THE DETERMINATION OF THE CONTENTS OF MACRO ELEMENTS (N,P,K) AND THE PRODUCTIVITY ABILITIES OF TEA SOILS

ÇAY TOPRAKLARININ BAZI MAKRO BİTKİ BESİN ELEMENTLERİ İÇERİKLERİ (N,P,K) VE VERİMLİLİK KABİLİYETLERİNİN TESBİTİ İLE İLGİLİ BİR ARAŞTIRMA

* Dr. Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY
 
    In this study , 600 thousands decare of the tea  plantations have been  surveyed and 1678 soil samples were collected.The nutritional elements have been analysed in these soil samples as organic matters % , N % , P % , K % and pH levels of them.

    As a result of this study ,it was determined that  % of organic matter contents of the soils are not too low, but they are medium.It was found that the acidity of tea soils are too high depends on the quality and quantity of used nitrogen fertilizers.

    It was shown that the contents of (N,P,K) these three macro nutrient elements are low , and it was determined that not only nitrogen fertilizers but also P and K fertilizers must be used in fertilization of tea soils.

 

    ÖZET

 
    Bu çalışmada 600 bin dekar çay sahası taranmış ve toplam 1678 toprak örneği alınmıştır.Toprak örneklerinden pH,  % organik  madde gibi özellikler ile % azot , % fosfor ve % Potasyum gibi bitki elementleri sayışımı yapılmıştır.

    Elde edilen bulgulara göre % organik madde yönünden çay  topraklarının çok kötü durumda olmadığı, genellikle bu toprakların orta derecede organik madde içerdikleri tespit edilmiştir.Toprak asitliği yönünden ise kullanılan azotlu gübrenin çeşit ve dozunun bu toprakları şiddetle asitleştirdiği sonucunu doğurmuştur.

    Makro bitki besin elementleri yönünden noksanlık belirtileri görüldüğü , gübrelemede azotlu gübre yanında fosfor ve potasyumu da kapsayan gübrelerin artık çay tarımında kullanılmasının bir zorunluluk olduğu bulgusu ortaya çıkmıştır.
 

* Çay Enstitüsü Başkanlığ,1987, RİZE
   Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Nisan,1987,RİZE  

 

A STUDY ABOUT THE DETERMİNATİON OF THE SOİL PHOSPHATE (PHOSPHORUS) CONTENT OF EAST BLACK SEA REGİON OF TURKEY AND PHOSPHATE CONTENT OF HYBRID TEA PLANTS GROWN IN THIS AREA

TÜRKİYE’DE ÇAY TARIMI YAPILAN DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ
ÇAY TARIM TOPRAKLARININ VE MELEZ KARAKTERDEKİ ÇAY BİTKİSİNİN FOSFOR KAPSAMLARININ TESPİTİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

 * Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY


    The research which is a subject of this paper,is realised in two parts.In the first part of this study , all of the tea  plantations are surveyed and soil samples are collected so, each soil sample represents 500 decare of land.Thus 1678 soil samples are collected to represent 63,800 hectare of land where tea is grown.Not only the other analysis but also phosphate contents of these samples which can be used by tea plant are determined  and as a result, it is found that in 83.2 % of the soils the phosphate content is low or too low.

    In the second part of the study, 3 locations in the region are chosen, and in each  plantation four plants are chosen.During the two  years , in harvesting periods  leaf samples are collected from those chosen plants.

    Phosphate contents of the leaves were found as 0.43 % , 0.34 % , 0.26 %, 0.17% in the bud+first leaf,second leaf,third+fourth leaves , and old leaf respectively.At the same time phosphate contents of local and foreign produced teas were determined and it was found that phosphate contents of local produced teas were lower than phosphate contents of foreign produced teas.


    ÖZET

 
    Bu tebliğde konu olan çalışmalar iki grup halinde yürütülmüştür.Bunlardan birincisi ile tüm çay toprakları taranmış ve her 500 dekar araziden yaklaşık bir toprak örneği toplam 63 800 hektar tarım toprağından 1678 toprak örneği alınmıştır.Bu örneklerin diğer analizler yanında bitkiye yarayışlı fosfor kapsamları tespit edilmiş ve netice olarak bu çalışmada Türkiye ‘de çay tarım topraklarının % 83,2’sinde fosfor az veya çok az olduğu bulgusuna varılmıştır.

    İkinci çalışmada ise üç bölge seçilmiş . bu bölgelerin her birinden dörder bahçe ve her bahçeden de dörder ocak seçilerek , iki yıl müddetle hasat dönemlerinde yaprak örnekleri alınmıştır.Bu yaprak örneklerinin tomurcuk+birinci yaprak ortalama olarak % 0,43 , ikinci yaprakta % 0,34, üç+dördüncü yaprakta % 0,26 ve yaşlı yapraklarda ise % 0,17 fosfor olduğu bulgusuna varılmıştır.Ayrıca yerli ve yabancı mamül çayların fosfor kapsamlarının yabancı mamül çayların fosfor kapsamlarından daha düşük olduğu bulgusuna varılmıştır.
* Atatürk Çay ve Bahçe Bitkileri Araştırma Enstitüsü , RİZE.
 Toprak İlmi Derneği (Soil Science Society Of Turkey) 10 Bilimsel Tebliğler.1980,ANKARA.
 

THE EFFECTS OF N, P AND K FERTILIZERS ON THE GROWTH OF TEA CUTTINGS
WHICH HAVE BEEN TAKEN FROM TWO PREVIOUSLY SELECTED CLONES


 TÜRKİYE’DE SELEKSİYONLA BULUNAN İKİ KLON ÇAYDAN ÜRETİLEN ÇAY FİDANLARININ BÜYÜMESİ ÜZERİNE N, P VE K GÜBRESİNİN ETKİSİ

* Dr.Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY

    This research project was started in the Rize Tea Research Institute of Turkey in March 1985.Cuttings have been taken from two perviously selected clones named Muradiye- 10 and Fener-3 were planted in two different mediums of soil+perlit and soil+sand which were contained in polyethylene bags of suitable size (measures of volume).The plants have been transferred into the shaded polyethylene tunnels have developed an evident root and top growth in six months time and have taken the form of nursery during this period.The nurseries on this stage were used as the test plant in the experiment.The test plants were supplied with different levels of N (No , Nı ,N2 and N3 ), P ( Po, Pı ,P2) and K (Ko, Kı, K2).Since the N3 applications have caused severe damage to the plants, this treatment was completely eliminated  and  tea experiment rearranged in 2x2x3x3x3 factorial design.

    In the experiment the nutrients were applied to the growing mediums in solution in 10 equal portions with a frequency of two weeks intervals. The carriers of N ,P and K were 21 % (NH4)2SO4 , pure P2O5 and 50 % K2SO4 respectively.After one year of growth.the nurseries were harvested.On the harvested plants, growth parameters such as dryweight of leaves , stems , roots and the ration of top to roots and the ratio of top to root , leaf area , number of leaves and plants hight were meaured or calculated; and the chemical analysis such as N , P and K contents of leaves , stems and roots were carried out.

    Statistical evolution (analysis) of the experimental data have shown that the highest leaf and stem weight , top to root ratio , leaf area, number of leaves and plant hight were obtained with NıP2Ko fertilizer treatment.On the other hand NıPıK2 fertilizer combination has given the highest root weight.On the basis of these results it was concluded that 1 g.N (Nı), 3 g P2O5 (P2) and no potassium (Ko) per plant were optimum N ,P ,K levels.But for the root growth , the optimum K level was found to be K2 (3 g.K2O) treatment .Ineffectiveness of leaves, stems and roots were carried out.

    Statistical evolution (analysis) of the experimental data have shown that highest leaf and stem weight , top to root ratio , leaf area, number of leaves and plant hight were obtained with NıP2Ko fertilizer treatment.ON the other hand NıPıK2 fertilizer combination has given the highest root weight.On the basis of these results it was concluded that 1 g.N (Nı), 3 g. P2O5 (P2) and no potassium (Ko) per plant were optimum N,P, K levels.But for the root growth , the optimum K level was found to be K2 (3 g. K2O) treatment.Ineffectiveness of the K treatments on majority of the growth parameters tend to suggest that the soil used in preparing the growth media may contain plant available K high enough for nurseries.

    As a result of chemical palnt analysis it was inferred that N , P and K contents of leaves , stems and roots have increased depending on the increasing N ,P, K applications. On the other hand. an antagonistic effect between N and K was noted, especially in higher N and K application levels.Namely, İncreasing N levels decreased K uptake and vice versa by the test plant.

    ÖZET

    Bu çalışmaya 1985 yılı mart ayında Rize Çay Enstitüsünde başlamıştır.Dnemede daha önce seleksiyonla bulunan iki klon çaydan ( Muradiye-10, Fener-3 ) alınan çelikle, iki farklı ortam (perlit+toprak, toprak + kum) içine dikilmiştir.Polietilen tünel içine yerleştirilen bu çelikler altı ay sonra belli bir kök ve vejetatif aksam sağlıyarak. çelik fidan şeklini almışlardır.Denemede bu çelik fidanlar  kullanılmıştır.Denemede iki farklı ortamda (perlit+toprak, toprak+kum), iki klondan çaydan yetiştirilmiş fidan bitkilere ( Muradiye-10 , Fener-3 ), dört azot dozu (No, Nı, N2, N3 ) , üç fosfor dozu ( Po,  Pı, P2) ve üç potasyum dozu ( Ko, Kı, K2) uygulanmıştır. Uygulama sırasında N3 dozu verilenfidan bitkilerin hepsi denemeden çıkartılmış ve deneme 2x2x3x3x3 faktöriyel deneme planına göre üç tekerrürlü olarak yeniden düzenlenmiştir.

    Denemede gübreler 10 eşit kısma bölünerek ve suda çözündürülecek verilmiştir.Gübre kaynağı olarak azot için % 21 lik amonyum sülfat , fosfor için saf P2O5 ve potasyum içinde % 50 lik potasyum sülfat kullanılmıştır.Çelik fidanlar bir yaşına geldiğinde değerlendirme için sökülmüşlerdir.değerlendirme beş bitki üzerinden yapılmıştır.Denemede fidan bitkilerin yaprak . gövde ve kök ağırlıkları, taç –kök oranı,  yaprak alanı, vejetatif yükseklik ve yaprak sayısı gibi fiziki analizler ile yaprak gövde ve kökün % N,P,K kapsamları tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir.

    Yapılan değerlendirme sonunda NıP2Ko (1 gr.N , 3 gr. P205 , 0 gr.K2O ) kombinasyonu en yüksek yaprak ve gövde ağırlığı, taç- kök oranı , yaprak alanı , vejetatif yükseklik ve adet olarak yaprak sayısı oluşturmuştur.En yüksek kök ağırlığını oluşturan kombinasyon ise NıPıK2 ( 1 gr.N, 1,5 gr. P2O5, 3 gr. K2O ) olmuştur. Denemede optimum azot dozunun Nı (1 gr.azot) , fosfor dozunun P2 (3 gr.P2O5) ve potasyum dozunun da kök ağırlığı için K2 (3 gr. K2O) ve yaprak , gövde ağırlığı, yaprak alanı, vejetatif yükseklik , yaprak sayısı için ise Ko ( 0 gr. K2O) olduğu tespit edilmiştir.Ko dozunun yeterli bulunmamasının en büyük nedeni deneme toprağı ve bu toprakla hazırlanan ortamlarda bulunan potasyum miktarının fidan bitkiler için yeterli olduğundan meydana geldiği tahmin edilmektedir.

    Denemede bitki besin maddelerinin dozları artırıldıkça yaprak , gövde ve kökün % N,P,K kapsamlarıda artmıştır.Özellikle yüksek azot dozları bitkinin potasyum alınımını, yüksek potasyum dozları ise bitkinin azot alınımını engellediği tesbit edilmiştir.

  * Atatürk Çay ve Bahçe Bitkileri araşırma Enstitüsü.RİZE
   Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü Çaykur Yayını, No.11,1988 RİZE
 

A PROJECT ABOUT THE REORGANIZATION OF TEA FARMING IN TURKEY (Prunning and Fertilization)

ÇAY TARIMINI İYİLEŞTİRME PROJESİ  ( Budama ve Gübreleme)

*Dr.Muammer SARIMEHMET        **Hamit VANLI            ***Dursun NAİBOĞLU    ****Yetiş SARIAHMETOĞLU


    SUMMARY

    For the next generation can be taking advantage of tea farming and industry, it is important the reorganization of tea farming and must  be making investments for this sector.In last years tea farming is lost its value.Thus the amount of total income has been decreased therefore the population density has been reduced in East Black Tea Region.Because of the properties of tea farming , there isn’t enough possibility to make other agricultural activities productively in this region.For that reason tea farming must be reorganized immediately and rehabilitation projects must be developed about this subject.

    It is inevitable for this sector that tea shrubs must be prunned a time per five years,the contents of tea soils must be analysed and it must be abandoned for applying only N fertilizers, usage of organic fertilizers must be became widespread in tea farming, apposite technologies must be elected for farming and manufacturing, tea farming and manufacturing methods must be compatible with the standards of TSE and ISO, the value of fresh tea leaves must be gone up and market value of produced tea and fresh tea leaves must be put up between  100%  300% . Some efficient projects must be formed and developed these obligations.

    ÖZET
    Türkiye koşullarında gelecek nesillerin çay tarım ve sanayiinden istifade edebilmeleri için bu sektorün düzeltilmesi ve yatırım yapılması gerekir.Son yıllarda bölgede çay tarımı eski değerini kaybetmiştir, dolayısıyla gelir düştüğünden göçler olmuş ve nufus azalmıştır.Çay tarımının özelliğinden dolayı diğer tarımsal faaliyetleri sürdürme olanağı pek yoktur.Bu nedenle çay tarımını daha iyi duruma getirmek için iyileştirme projeleri geliştirmek gerekir.

    Çaylıkların beş yılda bir budanması. çay topraklarının analiz edilerek tek yönlü azotlu gübrelerin kullanılmasından vazgeçilmesi, organik gübrelerin üretilerek çay  tarımında daha fazla kullanma olanaklarının araştırılması , ağır hasat şekillerinden vazgeçilerek uygun hasat yapılması bölge çaycılığı için uygun teknoloji seçimi TSE ve ISO standartlarına uygun çay üretilmesi , üretici ve tüketici bazında fiyatların  % 100- % 300 oranında artırılması gibi konularda projeler geliştirilmesi bahıs konusu bu sektör için kaçınılmazdır.

   * Çaykur Pazarköy Çay Fabrikası Müdürü.RİZE
  ** Çaykur Genel Müdür Yardımcısı.RİZE
 *** Çaykur Genel Müdür Yardımcısı.RİZE
**** Çaykur Tarım Dairesi Başkanı.RİZE
      Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Nisan-1992 RİZE

A STUDY TO  DETERMINE THE SOIL POTASSIUM CONTENT OF EAST BLACK SEA REGION OF TURKEY
AND POTASSIUM CONTENT OF HYBRID TEA PLANTS GROWN IN THIS AREA

TÜRKİYE’DE ÇAY TARIMI YAPILAN DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ ÇAY TARIM TOPRAKLARININ VE MELEZ KARAKTERDEKİ ÇAY BİTKİSİNİN
POTASYUM KAPSAMLARININ TESPİTİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALAR

*Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY

    The research which is a subject of this paper is realised in two parts.In the first part all of the tea palantations are surveyed and soil samples are collected so, each soil sample represents 500 decare of land.Thus 1678 soil samples are collected to represent 63800 hectare of land where tea is grown.Ammonium acetate soluable potassium cotent of these samples are determined and as a result , it is found that in 32.88% of the soils the potassium content is low , while in  44.15 % of the soils , the potassium content is medium and in % 22.97 of the soils potassium content is high.

    In the second part, 3 locations in the region are chosen , and in each locations four plantations, and in each plantation four plants are chosen.Leaf samples are collected from those chosen plants ,every year after harvest during the course of two years.The leaves are grouped as first leave + during the course of two years.The leaves are grouped as first leave + bud, second leaves, thirds+fourth leaves and these grouped as first leave + bud , second leaves, thirds + fourth leaves and these groups of leaves are analysed for the potassium content.Total potassium content of the leaves were found as1.75% , 1.65% , 1.45% , 0.96 % in the bud + first leaf  , second leaf , third + fourth leaf  and old leaf respectively.  

    ÖZET

    Bu tebliğde konu olan çalışmalar iki grup halinde yürütülmüştür. Bunlardan birincisi tüm çay toprakları taranmış , her 500 dekar araziden yaklaşık bir toprak örneği alınmış ve toplam 63800 hektar çay tarım toprağından alınan örnek sayısı 1678 adet olmuştur.Alınan bu toprak örneklerinde amonyum asetatda çözünebilen potasyum tespit edilmiş ve netice olarak Türkiye çay tarım topraklarının elverişli potasyum içeriklerinin % 32,88 inde az, % 44,15 orta ve % 22,97’ sinde de fazla potasyum olduğu bulgusuna varılmıştır.

    İkinci çalışmada ise üç bölge ve bölgede dört bahçe, bu bahçelerden seçilen dördüncü yapraklar ve yaşlı yaprakların % K kapsamlarına bakılmış.Netice olarak Türkiye’de melez  karakterli çay bitkilerinin K kapsamlarının tomurcuk+ birinci yapraklarda % 1,75, ikinci yapraklarda %1,65 , üçüncü+dördüncü yapraklarda, % 1,45 ve yaşlı yapraklarda ise % 0,96 olduğu buldusu ortaya çıkmıştır.

* Atatürk Çay ve Bahçe Bitkileri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, 1987 RİZE.
  Bitkisel üretimde Azot Potasyum interaksiyonu (Nitrogen and Potassium interaction in crop production)Uluslar arası  Gübre Semineri , 1987 .ANKARA.
 

NOWADAYS THE CONDITION OF TURKISH TEA INDUSTRY,   ITS PROBLEMS AND DEVELOPING STUDIES ABOUT ITS FUTURE

GÜNÜMÜZ TÜRK ÇAYCILIĞININ DURUMU, SORUNLARI VE GELECEĞE DÖNÜK GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI

* Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY


   
Nowadays the problems of tea industry can be ranged as harvesting and raw material, applied tecnology,packaging , personnal positions,and marketing problems.

    Because of the tea gardens haven’t been established with tea clones, it may not be possible to harvest tea leaves according to the plucking standarts on account of inefficient mechanisation , the production cost of tea is going to be higher.Due to the unqualified packaging technologies, it is difficult to protect the quality characteristics of tea.Employing the unreasonable labor quantities in tea organisation is another factor which is putting up the production cost of tea.There is not an efficient marketing net in tea industry , for that reason it is impossible to catch a high level for sale at retail and wholesale.

       ÖZET

    Günümüz koşullarında çay sektöründeki sorunları .hasat ve hammadde kullanılan teknoloji ambalajlama personel durumu ve istihdam ile pazarlama olarak sıralanabilir.

    Hammaddede bahçeler klon ile tesis edilmediğinden normlara uygun hasat yapılamamaktadır.Teknolojide mekanizasyonun tam gerçekleşmemiş olması üretim maliyetlerini yükseltmektedir.Dünyada uygulanan ambalaj sistemlerinden uzak, ucuz bir sistem kullanılmaktadır buda kaitesi düşürmektedir.Lüzumsuz personel istihdamı yine maliyetlere etki etmektedir.Halı hazırda tüm tüketiciye ulaşmış bir pazarlama  ağının kulalnılmaması satışları düşürmektedir.
 * Çay Araştırma Enstitüsü - RİZE
   Ondokuz mayıs Üniversitesi  Ziraat Fakültesi Yayınları no 14-1986, SAMSUN
 

THE EFFECTS OF NITROGEN FERTILIZERS (Ammonium sulphate , Ammonium Nitrate and Urine)
ON WASHING AWAY OF AVAILABLE POTASSIUM IN SOIL FOR TEA FARMING

ÇAY ZİRAATINDA  KULLANILAN  AZOTLU GÜBRELERİN (Amonyum Sülfat, Amonyum Nitrat ve Üre)
TOPRAKTAKİ ELVERİŞLİ POTASYUMUN YIKANMASI ÜZERİNE ETKİLERİ İLE İLGİLİ BİR ARAŞTIRMA

*Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY
    In this research six different kinds of soil samples and three different kinds of nitrogen fertilizers were used.In this study corrupt (spoilt) soil samples were used,and also fertilizers were applied after solving in distilled water.

    In these six different soil samples , after washing nine times, it was determined that from the free potassium as a whole, the percentage of potassium which was washed away , the most was found after the application of ammonium sulphate with 40.59 % , thereafter ammonium nitrate  with 32.50 % and later urea with 30.46 % .In the samples where the least % of potasium was washed away, was seen in samples where fertilizers were not administered.

    As a result of this study it was determined that nitrogen fertilizers in the ammonium form which has been used in tea fertilization has made it easier to wash away a rather significiant amount of potassium in the soil.As matter of fact, this deficiency which has been observed in the tea soil comes from the fact that the shrub robs the soil of potassium which is also washed away as well.

 

    ÖZET
 
    Denemede altı çeşit toprak ve üç çeşit azotlu amonyumlu gübre kullanılmıştır. Çalışmada bozulmuş toprak numuneleri kullanılmış gübreler ise suda çözündürülerek verilmiştir.

    Altı toprak numunesinde dokuz yıkama sonunda topraktaki elverişli potasyumdan % yıkanabilen potasyum olarak en yüksek % 40,59 ile amonyum sülfat uygulnamış topraklardan daha sonra % 32,50 ile amonyum nitrat , % 30,46 ile üre ve en az potasyum yıkanması ise % 22,85 ile gübre verilmeyen çözelti ile tespit edilmiştir.

    Sonuç olarak amonyum formunda uygulanan azotlu gübrenin topraktaki elverişli potasyum yıkanması kolaylaştığı saptanmıştır.İşte çay topraklarında görülen potasyum noksanlığının bitkilerin kaldırdığı yanında ,amonyumlu gübrelerin yıkanmayı kolaylaştırarak toprakta potasyum noksanlığı oluşturduğu bir  gerçektir.

 

   * Çay Araştırma Enstitüsü Toprak Kısım MÜdürlüğü.RİZE.
     Çay kurumu Genel Müdürlüğü Çay Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü.1983,RİZE.
 

COMPARISON OF SOME PROPERTIES OF SOILS WHICH BELONG TO THE TEA PLANTATION AREAS IN EAST BLACK TEA REGION

DOĞU KARADENİZ BÖLGESİNDE ÇAY KÜLTÜRÜNE ALINMIŞ VE ALINMAMIŞ TOPRAKLARIN BAZI ÖZELLİKLER YÖNÜNDEN KARŞILAŞTIRILMASI

 

* N.Mucella MÜFTÜOĞLU                       **Muammer SARIMEHMET

    SUMMARY
    In this study, it was intended to show up the differences of the contents of organic matters, N,P,K and the levels of pH in soils which belonged to the tea plantation areas and other areas in East Black Tea Region.The results of the analysis of 340 soil samples which were taken in parallel were determined as below.

    The most important differences were determined among the values of soil acidity.It was found that pH levels of tea plantation areas were lower than the other areas .In tea plantation areas organic matters and total N were found high  level,but there were no differences among the values of changeable K and available P.

 

    ÖZET
    Yapılan araştırmada Doğu Karadeniz Bölgesi’nde üzerinde çay tarımı yapılmakta olan topraklar ile çay kültürüne alınmamış topraklar arasındaki pH organik madde , azot, fosfor, potasyum yönünden farklılıkların ortaya konması amaçlanmıştır.Bu amaç için bölgeden paralel olarak alınan  toplam 340 toprak örneğinin sonuçları aşağıda belirlenmiştir.

    En büyük farklılık toprak asitliği değerlerinde saptanmıştır.Çaylık arazilerin pH ‘ları çaylık dışı arazilere göre çok düşük bulunmuştur.Organik madde ve toplam azot çaylık alanlarda biraz yüksek çıkmış , değişebilir potasyum ve faydalı fosfor yönünden bariz bir farklılığa rastlanmamıştır.
 
* COMU. Ziraat Fakültesi .ÇANAKKALE
** Çay-kur Pazarköy Çay Fabrikası. RİZE
 Dogu Karadeniz Bölgesinde Çay kültürüne alınmış ve alınmamış toprakların bazı özellikleri yönünden karşılaştırılması.Ziraat Mühendisliği Dergisi.1998 Mayıs Haziran sayısı 315-44,46 ANKARA.

Ana sayfaya dönüş...